Sayfalar

28 Ekim 2011 Cuma

Uzaklar... U-zak-lar... Uuu-zaak-laaarda.

Ve sen bana uzaklardan çok inandıkça benim kollarım uzandı sana. Kollarım uzadı, uzadı da aştı dağları denizleri. Yanaklarından tutup gözlerinin içine baktı ellerim. Ellerim yüzünün her bir kıvrımını öğrendi. Her bir kıvrımı hatırlattı sonra bana. Tek tek anımsadım, gözlerimde. Gözlerimde damla damla sen. Sen bana baktıkça uzaklardan, ben düştüm en yakınına. Senin kalbinin orta yerine saplandı ellerim ayaklarım. Senden öteye gidemez oldum. Yakınlar sen oldu. Yakınlar seni andı. Beni sana sarıp sarmaladı. Sen benim yüreğime ışıdın uzaklardan, uzayıp giden, yerin altından geçen binlerce telefon hattından ışınlandın yanıma. Sen benim içimde kaldın. Dudaklarıma kızıyorum bazen senin tadını istediğim kadar hatırlatmıyor bana. Gözlerim, kulaklarım ne işe yarıyor bilmiyorum; aklımda onlara inat tutmak istediğim anı bana doya doya hatırlatmadıkça, bana tekrar yaşatmadıkça. Sen uzaklardayken benim en yakınımda. Bense senin içinde taa derinlerinde. Köpük köpük damarlarımda sen. Durgun içime dolan su da sen. Bardaktan boğazıma açılan karnıma deliler gibi boşalan su da sen. Vücudumun 4te 3ü sen. Ama yine de doyamıyorum doymuyorum sana.

0 comments:

Yorum Gönder

Twitter den daka dakka

follow me on Twitter