Sayfalar

14 Ekim 2011 Cuma

Kırık dökük kalem.

Kalemim kesik bir şahdamar. Döke döke, saça saça boşalıyorum sayfalara. Damla damla değil, çağıl çağıl akıyorum. Kan gibi bulanıyorum bu internerin suratına. Bu internetin taa suratına, taaaa içine boşalıyorum. Bir döl gibiyim; yolumu bulamıyorum. Benim gibi binlercesi, önümü göremiyorum. Karnıma giriyor sancılar. Karnıma, kasıklarıma kadar kanıyorum. Kalemim bir neşter: bütün rahmimi parça parça içimden kazıyorum. Kalemim bir bıçak: bana uzanan yaban otları tek tek yoluyorum. Kalemim bir tırpan, bir tırnak makası, bir sıkımlık diş macunu. Kalemimin ucu sivri; kalemimin ucu kırık. Kalemim gücünü toplamış bir yalancı, hikayelerinde kayıp. Kalemim bana ait tek kılıç. Değil sözü, beni, bedenimi, aklımı ve fikrimi doğrudan doğruya kesen.

0 comments:

Yorum Gönder

Twitter den daka dakka

follow me on Twitter