2 Eylül 2011 Cuma
Dilim bir halat, boynumdan mideme uzanan.
Dilin bir çatal, batıyor gözlerime. Pervasızca dalıyor, alıyor. Tadıyor damarlarımda akmadan donakalan kanı. Dilin bir masal. İçine almayan, yaban. Dilin seni, beni, bizi benden uzaklaştıran. Dilin iki dudağının arasından çıkan bir ateş yüzümü yalazlayan. Dilin bir yaban, seni uzaklaştıran. O bizim aramızdaki yalan, seni yabancılaştıran. Dilin en büyük dolandırıcı. Bizim aramizda dolanan. O, boydan boya bir halat, boyna takılan. Ve sonra, beni boynumdan tavana asan. Dilin sana bana kalmayan. Yaranmayan. Sussa da konuşsa da yaralayan. Dilin sana sahte, seni içinde saklayan. Kendini gerçekten görsen, onu bağlarsın diye korkup, sırlar ardına saklanan. Dilin saç tellerimi karıştıran. Onları eline dolayıp kafamdan sürüyen. Dilin beni yerden yere çalan. Dilin beraber geçirdigimiz zamanı çalan. Dilin en büyük hırsız. Dilin en büyük yalan.Ve ben bunu bildiğim günden beri söküp attım onu boğazımdan. Damarlarıyla geldi elime çocukluğumdan beri öğrendiğim kelimeler. Ve ben o günden beri, sana bakarak susuyorum dilim olmadan.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
0 comments:
Yorum Gönder