Sayfalar

27 Mayıs 2011 Cuma

Yalnizlarin Kadinlarina Ithafen

Yanlizlarin kadini uyanmis 1 sabaha. Soguk, sessiz sabahlara uyanirken gozleri hep sisermis. Gozlerinin altindaki torbalar icin suyu iyice sikilmis cay posetlerini onermis cok suslu 1 arkadasinin annesi 1gun. Uyanir uyanmaz kendini kosarak banyo aynasinin onune atarmis iste hep bu yuzden. Gozlerinin altindaki torbalara, yaslara bakarmis gunduzleri..

O, her kadin gibi yatagini toplayip, esine ve kendine kahvalti hazirlayip, cocuklari yedirip okul servisine bindirdikten sonra, is elbiselerini hizla giyinmezmis. Uzun bacaklarindan, ojeli ayak parmaklarindan uzun ten rengi seksi kilotlu coraplarini gecirip giydigi topuklu ayakkabilariyla arnavut kaldirimli sokaklarda tingir mingir yurumezmis. Sabah uyanir, aynanin onunde oooyle bakakalirmis gozlerinin altindaki torbalara. Bunca uykuya ragmen niye hala kendini mesken edinir bu morluklar diye hayretle yaklasirmis aynaya bu kadin.

Elini yuzunu yikamak gelmez, muslugu 2 3 saniyeligine acar, sarildayan suyun sesini dinlermis. Dinleeermisss.. Uzuuun uzuun, akan su gibi akaaann saniyelerde ayakta oylece dikiliverir, bakarmis musluga. Parmaklarinin ucunu islatip ilik suyla gozlerini soyle 1 siliverirmis sonra. Muslugu kapatip mutfaga gidermis 1 hiz, sis gozlerinin uzerine cay posetlerinden koymak icin. Soguk 1onceki geceden beklemis cay posetlerinin suyunu iyice 1 lavaboya siktiktan sonra, salondaki koltuguna oturuverirmis. Kafasini yavasca geriye atar, cay posetlerini gozlerine koyar, beklermis. Saniyelerce, gozlerinin icine, gozalti morluklarina isleyen, damla damla akan cay damlalari gibi akaaaaan saniyeleri beklermis. Bilinmez ki ne kadar zaman sonra hazir olur goz alti morluklari? Cekince gozunden cay posetlerini uyanirmis ancak. Soguk, sessiz sabahlara uyanirmis. Nasil uyanilir ki baska?

Sisli, kapali gunduzlere acarmis perdesini. Bos olan sokaklara baksaaaa, herkes isinde gucunde. Dunya'yi alip tasiyor 1suru insan sirtlarinda. 1metroya tasiyorlar onu, 1 kucuk ofislerine... Ordan cikip yine metroya sonra da kendi kucuk evlerine tasiyorlar. "Dunya bu insanlarin sirtinda keyif catiyor olmali" diye dusunurmus yanlizlarin kadini. Onu da tasisalardi ya omuzlarda. O zaman uyanmayabilirmis sabahlara goz alti morluklariyla. Tirnaklarina bakarmis bu kadin. Degisen renklerine anlam veremeden. Beyaz mi pembe mi bilmeden, tirnaginin altindaki derilere bakarmis. Gozleri gibi onlar da morarsa nice olurmus hali bilinmez!

Giyinir ustunu, soyle 1 hava almaya cikarmis sabahlari. Dunyayi kulakliklarinda tasiyan insanlar kosarlarmis yanindan, hizli hizli adimlarla. Nike ayakkabilari, terletmeyen t-shirtleriyle yaylana yaylana kosarlarmis insanlar yanindan. Kulaklarindaki dunyanin civiltilarini duyarmis yalnizlarin kadini. Kulaklarindan binbir dunyayi gorurmus o her sabah. Gorur de korkarmis dunyanin onun da kulagina boyle yapisip, soluksuz orda yaslanacagindan.

Bir banka oturup beklermis. Beklermis kulaklarindan dunya gecen, omuzlarinda dunyayi tasiyan insanlara benzeyemedigini bilerek. Uzun uzun parmaklarini gotururmus gozalti torbalarina. Dokununca hala orda olduklarini hissedermis parmaklari. Iste bu yuzden, cay posetleri de yalanmis, pek suslu arkadasinin annesi de. Gunduzler soguk ve sessiz oldukca o da yalnizlarin kadini olurmus kalabaliklarin arasinda.

0 comments:

Yorum Gönder

Twitter den daka dakka

follow me on Twitter