Araf'ta benligim. yarini beklemekte. ha 1 hafta ha 15gun diye diye omur gecmekte. elimden tutan bir cocuk var. benden sabirsiz. araf'in olmayan duvarlarini yumrukluyoruz beraber. boslukta buz gibi, semsert duvarlarini. bizim gibi binlercesini bulmak umudu var icimizde, 1 dem umut. ama kimseler gorunmez goze. cunku herkes kendi benliginde yasar muallak'i, araf'i. gozler yorgun... ne gerek var gormeyen goze. ne gerek var isitemeyen kulaklara. araf'ta beklemekten baska benlige ne gerek var. ellerimle kopariyorum bedenimi. ellerimi once kaburgalarima takiyorum, aciyorum gogus kafesimi. daha 1 rahat nefes aliyormus meger insan gogus kafesi olmayinca. gozlerimi de istemem, alin sizin olsun. oh ne kadar da aydinlik oluyormus meger yasam goz gormek icin caba sarf etmeyince. ve birbir alin her uzvumu, istemem artik sizin olsun. Oh ne kadar da tam ve tamam oluyormus insan hic 1seyi olmayinca. araf'ta kimsesiz, bedensiz birtek kendiyle kalinca, beklemekte kayboldukca.
3 Mart 2010 Çarşamba
araf'ta ruh
Araf'ta ruhum. Beklemekte. Vaftiz edilmeyen cocuklar gibi ne cennete ne cehenneme sigmiyor benligim. beklemekte.. artik beklemeye tahammulu kalmayan ben degil, beden degil, ruh. omrun yularindan SIKILMIS, zora kosmakta kendini. bir biraksalar yularin ucunu kendini ve benligini yirtmakta ruh. Araf'in duvarlari yok, sesi, solugu, paylasilmisligi yok. Ruhum sessizlikte. burnundan soluk soluk sinir cikmakta. soguk havaya sicak sicak nefes alip vermekte. 1 icimde, 1 disimda beklemek. soluklarla cigerlerime dolmakta ve benim zorumla tekrar disariya cikmakta. artik gogus kafesim bile dolmus, bunlamis, solumak istemiyor belirsizligi..
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
0 comments:
Yorum Gönder