Sayfalar

10 Ağustos 2009 Pazartesi

herkes aykiri!

globallesmenin yarattigi ozgecmis cilginligina sorarsaniz: evet, herkes aykiri olabilir. Cunku bu globallesme altinda artik CV lerimizi istedigimiz dogrultuda yonlendirebiliyoruz. Bizler artik 1er markayiz ve bu markayi nasil pazarlamamiz gerektigini ogreniyoruz. Hayir bu konuda ciddiyim. Inanmiyorsaniz okuyun:

"Developing your personal brand does not mean that you are creating some fictitious image. Actually, it is the opposite. It means figuring out who you really are, where you want to go, and how you can help others.

Ask yourself:

  • How do people describe you?
  • How do you describe yourself?
  • What makes you different from your peers?

To determine how to brand yourself, you need to identify:

  1. Who is your audience?
  2. What do you do better than everyone else?
  3. Why do you do what you do? What provides the motivation?
  4. How do you stand out from your peers?"
(daha da merak ediyorsaniz; kaynak: http://blog.brand-yourself.com/2009/how-to-brand-yourself/)

Evet bence de her kisi 1 marka ve bu markayi surekli disariya sunuyor; kiyafetiniz, konusmaniz, facebook profil resminiz, dinlediginiz muzik, hersey ama hersey sizin markaniz; yani 1nevi disari dunya'ya vermis oldugunuz soz.

bu markayi 1 cogu ben aykiriyim, herkesten baskayim, kus gibi ucar, ari gibi sokarim gibi niteliklere sokmus ya da sokmaya calismis. hayir merak etmekteyim herkes nasil aykiri olabilir. herkes farklidir, ona katiliyorum. ama aykiri olmak 1 yere ait olmamaktir; topluma ve onun baskisina yeri gelince bas kaldirmaktir. ne bileyim ben; ne istedigini bilmek, istemedigi dayatilinca "höt" demeyi bilmektir. kendi basina tutunmaktir. sorsaniz herkes zeki; herkesin parlak 1 espri anlayisi vardir; herkes "zeki, caliskan ve akillidir"; buyuklerini sayar, kucuklerini sever.

ulen herkes bu kadar olunmak istenen ozellikleri icinde barindiriyorsa, nasil hala birbirimizden bu kadar farkli olup, 1 anlasma noktasi bulamamaktayiz ben de bilmiyorum. 1az dusunup, azicik alcak gonullu olmak lazim sanki. her yerden ve ozellikle yirtik dondan cikmamak lazim. herseyi bilir sanip, boyundan buyuk islere karismamak ve kalkismamak; yeri gelince "ben bilmiyorum bu konuyu, susuyum bari" demek lazim.

Hayatimda aykiri olanlar var: gulumsemeyi bilenler; yaptigi isi sevmeyip is degistirebilenler; toplumun yarattigi kadin-erkek rollerine inanmayip gercekten insanci olanlar; herkesin onem verdigi seyleri arac olarak gorenler, ya da hic gormeyenler. hepsini 1arada bulundurani da vardir belki. bunlardan bazilarini ben de barindirmayi arzuladim, kimisini bazen basardigimi sandim ve bazen basardim; gel gor ki aykiri olmaya 100% cesareti olanlardan olamadim.

kabul edelim beyler bayanlar, hepimiz 1 noktada koyunuz, surumuzle beraber gudulmenin tadini cikariyoruz. birakalim bu aykirilik ayaklarini. 1 marka yaraticaksak gercekci olalim, 1 kere olsun durust olalim. onerilen gibi (bkz. ustteki kaynak) inandirici gerceklikte 1 marka yaratalim kendimize. ona gore oturalim kalkalim; agir abla, cilgin genc, profesyonel amca gibi niteliklere burunmeyi birakalim. ya da birbirimizi yormayalim; herkes yalan yalnis kendi markasinda takilsin, karismasin 1 digerine; sozler vermeyelim birbirimize, en onemlisi de tutamiyacaklarimizi.

ben ahlak memuru oldum bu yazimla, bu seferlik mazur gorun; bunaldim yalan yalnis imajlarla. faturasi size cikti, kusura bakmayin!

9 Ağustos 2009 Pazar

bu gunluk

bu gunluk izleyenleri, sevenleri, sevmeyenleri bilir 1az hayattandir. 1az argo, 1az kizgin, 1az mutlu, 1az heyecanlidir. gun be gun benim icimde mayalanan olaylarin 1 sarap bardaginda yudumlanmasidir. ama herkese hitap etmez. herseyde oldugu gibi, onun da "zevkleri ve renkleri tartisilmaz".

bu gunlugun 1 kokusu vardir kendine has. her tende fakli kokar. ya da hic kokmaz kafasina eserse. kimisi takip eder, kimisi gecer gider. hatta bazisi vardi 1 de okuyup sinirlenip, posta koymustu vaktinde. ah o arsivler!! bu gunluk 1 amac gutmez, samimi olmaktan baska! gutse de kendi bile bilmez.

1tadi vardir kekremsi, herkese gelmez. gelene sifa getirmez, zayiflatmaz, omru uzatmaz. bu gunluk soylenemeyenlerin 1kisminin aracidir tek. kendi kendine konusan binlercesinin icinde 1 itirafnamedir. yalnizliga care sanilan 1 meretdir, halbuki kendi keline bile merhem olmaz. hem gizli sakli, hem de alenidir. hepimizin oldugu gibi.

bu gunluk benim sadece 1 yuzumdur. binlercesi gibi degisken, gizli, acik, cocuk, olgun, yalniz, kalabalik, mutlu, sualci, yorgun, enerjik vesaire vesaire. bu gunluk sanalliga 1 ibaredir, benden geriye. database'ler yok olmadikca.

2 Ağustos 2009 Pazar

hergunumuz tatil, hergunumuz is gunu

Nerden cikti simdi bu? Hergun tatil, hergun is gunu! Hepimiz boyle yasiyorzu aslinda degil mi? Tatilde aklimizda yarim kalmis, yetismesi gereken isler; is gunlerinde ozlemle beklenen tatiller... Ama ben ordan takilmayacagim bugun. Benim gibi ogrenciligi hayat tarzi olarak benimsemisleri anlatacagim. Ama sanmayin ki ogrenciligi sadece yuksek lisans veya pek yuksek lisansla benimser insanlar. Kimisi tip veya hukuk fakultesi yazmistir universite tercih kagidina omru billah okur ogrenci kalir, kimisi de ruhu ogrencidir 70inde yeni dil ogrenmeye can atar. Ben 2sini de icinde barindiran 1 aileden geldigimden olsa gerek pek sevdim bu ogrenciligi, halaaa okumaktayim.

Anlattabilmek icin derdimi bana yardim edin ve ogrencilik gunlerine donuverin 1az. Hani universitedeyken dersi kirip gezdiginiz gunleri ya da finaller oncesi sabahladiginiz cumartesi pazarlari hatirlayin mesela. Iste o gunlerden bahsediyorum ben de; her gun is gunu her gun ayni zamanda tatil gunuydu ya! Iste biz yasi buyumus ogrencilerin de yasami boyle. Cumartesi Pazarimiz ne var ne yok! Aklimizda birikmis isler, arastirmalar, okunacak kitaplar. tatil zamani bile eve gelip isimizin 1ucundan 1seyler yapmaya cabalariz. Hani laba gidip 1 deger gireriz aleti calistirir cikariz ki o gun de calisadursun arastirmamiz. Ya da aliriz elimize okunacak 1sey o da bizim tez konumuzun uzerine yayinlanmis 1 makaledir. k.cmizda kurt vardir bizim gibilerin tatili boyle ise bogariz.

Ya is zamani? Onda da tatilde calismaktan olsa gerek (hani zihnen bile olsa) tatili ozler dururuz. Saat 5i vurdu mu cikamayiz biz isten. Is bizden cikmaz ki! Hani bize tam girer is anliyacaginiz. Aksam saatine kadar labda otururuz, kutuphanede calisiriz, eve gelir internetde makale arariz. Hergun 1az birbirine benzer biz yasi geckin ogrencilerin. Bize gore yas gecmemistir okumak adam olmak icin ama toplum bizi buyutemez 1 turlu gozunde. Bazi esler dostlar, arkadaslar, aile fertleri (ya da gazete kose yazarlari) hayatdan kaciyor sanir bizi. Hayat kendini 8-5 is hayatina sokmaktir ya yalnizca, kacmis oluruz iste biz moruk ogrenciler... Hayat bizden kacmasin da. Eh anlayamaz ogrenciligi, okumayi gelismeyi ta ilkokul siralarinda sevemeyen koca adamlar icimizdeki bu okuma istegini. Onlar islerini de zorunluluk gorurler. Para kazanmak icin 1 arac. Hatta o kadar sevmezler ki islerini "iyi 1sey olsa, niye para versinler abi" derler. Onlardir yine hep 8-5 mutsuz yasayan, kendi gibi olsun isteyen cocuklarini. Sevmeyecekleri 1hayata atilmalarini isteyen. Sevdikleri seyle gelismeyi hayatdan kacmak goren.

Gel de anlat simdi bunlara hayatin 1 butun oldugunu okurken de. Cunku biz yasi gecgin ogrenciler sadece okumuyor ayni zamanda okumayi sevdigimiz alanlarda da calisiyoruz. Okudugumuzu daha iyi anliyoruz. Ilkokul siralarindaki gibi kelime icinde kullanmadan, kendimizi kandirmadan. Anlamini bile bile kuruyoruz cumlelerimizi! Iste bu yuzden okuyoruz!

Twitter den daka dakka

follow me on Twitter